3 Mart 2013 Pazar

Karabaş martı - Black-headed gull







 Orta boy bir martıdır. Beyaz dış el teleklerinin gri kanadının yanında parlamasıyla ince gagalı dışındaki martılardan ayrılır. Yazın bulunan koyu kahverengi başlığı (siyah değildir, öyle isimlendirilmesine rağmen), kışın beyazlaşarak kulak örtülerinde siyah bir benek ve gözden tepesine, kulak örtüsünden ensesine doğru iki silik şeride dönüşür. Sene boyunca üstü ve kanat örtü tüyleri kurşuni gri, karnı ve el uçma tüyleri beyaz, uçları siyahtır. Gaga dibi ve ayaklar kırmızımsı gaga ucu siyahtır. Gençleri bambaşka bir kılıktadır. Sırtı ve kanat üstünde kahverengi lekeler ve kuyruk ucunda siyah bir bant bulunur. İlk kışta sırtı griye dönüşür. İlk yazda başlığı tam gelişmez, buna rağmen üreyebilir. Gagası ve ayakları sarı ten rengi olup gaganın ucunda siyah ufak bir bölüm vardır. Erişkinin el teleği deseni bulunur. Biraz daha küçük olması, görece kısa gagası, koyu gaga ucu, kısa boynu, ince göğsü, herzaman koyu renkli gözü ve başındaki belirgin desenlerle aynı yaştaki ince gagalı martıdan ayrılır. Erişkin görünüme gelmeleri 2 seneye yakın sürer. Hafif ve rahat bir uçuşu vardır. 

Kaynak: http://www.trakus.org 

Meloe sp. Oil Beetle



Meloidae, kın kanatlılar (Coleoptera) takımından böcek familyasıdır. Savunma amacıyla, tahrişedici cantharidin adlı bir sıvı salgılarlar. Dünya üzerinde bilinen yaklaşık 7,500 türü bulunur

30 Nisan 2012 Pazartesi

8 Nisan 2012 Pazar

Kızıldağ'da Hitit İzleri

Hititlerin Deniz Kavimleri tarafından yıkılması ile Anadoluda Demir Çağına geçilmiştir. Hitit İmparatorluğu yıkıldıktan sonra Hitit Devletinin topraklarına batıdan trako-fryg kökenli boylar gelmiş ve onların baskısı sonucu halk Luvi kökenlilerin daha yoğun olduğu güney ve güneydoğuya doğru çekilmiştir.


Halkın bir bölümü Karaman Süleymanhacı Köyü yakınlarında yer alan Kızıldağ’a yerleşmiştir. Kızıldağ ve Karadağ üzerinde M.Ö. 10.yüzyıla tarihlenen hiyeroglif kitabeler ile Harttapus’un büyük bir kaya bloğu üzerine kazıma tekniğinde yapılmış rölyefi bulunmaktadır.


Kızıldağ’da iki büyük yazıt bulunmaktadır. Bunlardan birincisinde: “Kahraman Büyük Kral Mursilis Oğlu, Güneş ve Büyük Kral Harttapus Bu Şehri Fırtına Tanrısına Kurdu” yazmaktadır. Bir Hitit kutsal alanı, basamaklı bir sunak şeklinde düzenlenmiş olan alanda bulunan iki satırlık yazıtta da: “Kahraman Büyük Kral Mursilis Oğlu Fırtına Tanrısının Sevgilisi, Güneş ve Büyük Kral Hartapus, Tanrıların Nezaketinde, Tüm Bölgeleri ve Maskana Bölgesini Fetetti, Büyük Kral Tawani” yazmaktadır.


Karadağ’ın en yüksek noktası olan Mahalaç Tepesinde bir başka yazıt bulunmaktadır. Bu yazıtta da: “Bütün Toprakları Feteden, Güneş ve Büyük Kral Hartapus Göklerin Fırtına Tanrısına, Tanrısal Büyük Dağa ve Bütün Tanrılara Sundu ve Dua Etti” yazmaktadır






5 Nisan 2012 Perşembe

21 Aralık 2011 Çarşamba

12 Aralık 2011 Pazartesi

Meke Gölü 20.02.2011

Bolkar Dağları - Çinili Göl 02-03.07.2011

KARDOF’la Yine bir Pazar 4.12.2011


Katılımın yüksek olduğu gezilerden birini daha sağ, sağlım gerçekleştirdik. Geziyi ilgi fazlasıyla çoktu bazı kişileri üzülerek ret ettik 53 katılımcı ile dernek binasında buluştuktan sonra kahvaltı için Burak arkadaşımız ayarlamış olduğu fırına giderek sıkmalarımı yedik, çayların ardından araçlarımıza binerek Mersin iline bağlı Mut ilçesinin Hacı Nuhlu beldesine yanın bir mevkide durduk. Geziye başlamadan Abbas ağabeyimiz bizlere ısınma hareketleri ile yürüyüşe hazırladı. Sonrasında Kırkpınar’a doğru yürüyüşe başladık. Katılımcıları 4 guruba ayırdık ben fotoğraf çekmek için her hangi bir guruba dahil değildim her gurupta farklı coşkular vardı. Yaklaşım 2-3 saatlik bir yürüyüşten sonra Kırkpınar’a geldik.


Burada Burak arkadaşımız bizlere yemek hazırlıyordu. Biraz dinlendikten sonra guruplar yine harekete geçti. Fedai arkadaşımız kaya iniş ve çıkış eğitimi veriyordu katılmak isteyenler katıldı, katılmayanlar ile guruplar halinde Mavga Kalesi Kanyonuna doğruldular. Bende bir gurup alarak Kanyon tayfasına katıldım. Kanyon oldukça zorlu ve bir o kadarda zevkliydi eksik olan tek şey derenin kurumuş olmasıydı. Yaklaşık bir buçuk saatlik kanyonun artından Fedailerin yanına indik, acıkanlar soluğu Burak’ın hazırlamış olduğu mangalın yanında aldılar bazılarımız ise iple duvardan inmek için sıra beklediler.


Yemeğin ve çay keyfinin ardından toplu KARDOF fotoğrafı çekildi ve araçlara doğru yol aldık. Yorulanlar koltuklarında hemen uykuya daldılar. Günün sonunda ise sağ sağlım ailelerimizin yanına geldik gezi sona erdi. Benim için çok keyifli bir geziydi yeni yüzlerle tanışıp kaynaşmak beni hep mutlu etmiştir. Geziye katılan herkese sonsuz Teşekkürler.


Tayyar ÇELİK – 7.12.2011













Tayyar ÇELİK (c) 2011


Mut Kırkpınar

26 Kasım 2011 Cumartesi

Gökyurt (Kilistra) panaromik







2009 Gökyurt (Klistra) Konya

22 Haziran 2011 Çarşamba

KARDOF - Eğitim Kampı 04-05.06.2011



Bugüne kadar yaptığımız en güzel faaliyetlerden birisiydi bu eğitim kampı ben kampa eşimle beraber katıldım, akşam 21:30 saatlerinde kamp yerine geldiğimde gördüğüm manzara beni heyecanlandırmıştı ilk kez bu kadar çok çadırlı bir kampa katılıyordum. Selamlaşma faslının ardından çadırımı kurmaya başladım bu kamp için basit otomatik kurulumlu çadırlardan getirmiştim yanımda, yaklaşık iki dakika gibi bir sürede hazır olmuştu çadırımız, kısa bir süre sonra yeni gelenlerle kamptaki çadır sayısı 21 olmuştu, çadırları daire çeklinde kurduk ve orada oldukça büyük bir meydan vardı. Yemekten sonra herkes bu meydanda gruplar halinde eğleniyordu. Saatler 24:00’a yaklaştığında ise gece yürüyüşü için toplanmaya başladık.

Fedai ERKOCAOĞLU gece yürüyüşü ile ilgili bilgileri anlattı ve yürüyüş başladı. Herkes belirlenen rotada tek başına yürüyecekti üçer dakika ara ile çıkışlar yapıldı. Ben 6 numara idim gecenin karanlığında ormanın içerisindeki patikadan ilerliyorduk ve bu kadar keyifli olacağı aklımın ucundan bile geçmiyordu doğrusu, ormanda büyük bir sessizlik ve huzur vardı. İlk noktaya geldiğimizde herkesi bekledik ama bir kişi eksiktik Fatih arkadaşımız gelmemişti hemen bir arama ekibi kurularak Fatihi aramaya gittiler geri kalanlarımız ise ikinci noktaya doğru aralıklı devam ettik. İkinci parkur ilkine göre daha keyifliydi vadini içerisinden ilerliyorduk ve sık bir bitki örtüsü vardı ikinci rotanın sona geldiğimizde Fatih arkadaşımızın da bulunduğu haberi geldi yolunu kaybedince kamp alanına geri dönmüştü. Üçüncü rotayı yürümeye başladık bu etap biraz daha zorluydu indiğimiz vadinin birde çıkışı olmalıydı ve öylede oldu saatin geç olmasının da büyük etkileri vardı tabii ki saat 04:00 gibi üçüncü rotayı da bitirdik ve geri kalan yolumuzu tek sıra halinde kamp alanına kadar edam ettik.

Kamp alanına geldiğimizde artık herkes yorulmuştu ve uykusu gelenler çadırlarına çekilip deliksiz bir uyku çektiler, çektiler diyorum çünkü bazılarımız uyumadık gitar eşliğinde şarkılar, türküler söyledik gün ağarmaya yakın bende çadırıma gittim. Saat 6-7 gibi uyandık çok az uymuştuk ama yinede uykumuzu almışız. Ben ve İbrahim Karaman’a göndük dernekten ekipmanları aldık kaya inişi eğitimindeydi sıra dönüşte kızım Eylül’üde götürdük kaya inişi için atış poligonunun arka sırlarındaki kayalıklara gitti, Fedai ERKOCAOĞLU burada bizlere emniyetli kaya inişi hakkında bilgilendirdikten sonra sırayla kaya inişlerini yaptık. Benim ve eşim için çok güzel bir hafta sonu oldu tüm katılımcı arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.





19 Haziran 2011 Pazar

Meke Krater Gölü - 20.02.2011



20 Şubat 2011 günü Bucakışla / Maşat gezisi için dernek binasında sabah erken saatlerde toplanmaya başladık, gezimizi onursal üyemiz Vedat ağabeyimize hazırlamıştık. Fakat gideceğimiz bölgedeki hava şartlarının uygun olmadığı bilgisi gelmesi üzerine dernek yönetimi toplanarak Meke Krater Gölü ve Ereğli / İvriz’e gitmeye karar verdik, geziye katılacak olanlarında fikrini aldıktan sonra yola koyulduk. Geziye katılım oldukça fazlaydı 53 kişilik doğa severler ile birlikte dünya’da eşi benzeri olmayan Meke Krater gölüne geldik.

Meke Krater gölü, Konya’nın Karapınar ilçesinde sönmüş bir volkan kraterinin suyla dolmasıyla oluşmuş ve ortasında büyük bir ada bulunuyor. Karapınar Ereğli yolunun 7. kilometresinde sağa saparak 2-3 kilometre içeride kalıyor. 4-5 milyon yıl önce oluşmuş, ayrıca özel kuş alanıdır. Göçmen kuşların göç esnasında Türkiye üzerinde mola verdiği nadir doğa harikalarından biridir. Ne yazık ki bu güzelim gölü kaybetmemiz çok yakındır. Göl kurumaya yüz tutmuştur.

Grubu iki’ye ayırdık gezi rehberimiz Burak ilk grubu alarak ilerlediler ikinci grubu ise İbrahim KÜÇÜK arkadaşımız öncülük etti, ben ikinci gruptaydım ve gölün etrafında hem görseli bol, hem eğlenceli bir yürüyüş yaptık. Sonra hedefimizi gölün orasındaki krater adaya çevirdik, ada oldukça dikti ve lavkırığı mucurlar yüzünden oldukça zorlayıcı bir parkur oldu herkes için ama keyfine diyecek yoktu zirvede biraz soluklandıktan sonra inişe geçtik, bir saat gibi bir zamanda çıktığımız tepeyi beş dakikada iniverdik. Sonrasında araçların yanında biraz atıştırdık termoslarımızdaki sıcacık çayları yudumladık, hatıra fotoğraflarının ardından Ereğli / İvriz’e doğru yola çıktık.

İvriz çok güzel bir yer özellikle yaz mevsimlerinde daha güzel oluyor, buranın en önemli simgesi olan Hititler dönemine ait bolluğu bereketi simgeleyen kabartmayı ziyaret ettik ve ardından İvriz yakınlarındaki restoran’a gitti menümüzde yine balık vardı ve çok lezzetli hazırlanmıştı doğrusu burada yaklaşık 1-2 saat konakladık masalarda kaynaşma ve muhabbetler oldukça keyifliydi, zamanı kontrol edemiyorduk ve sonra yine o sesi duydum yanı başımda “hadi arkadaşlar, hadi kalkıyoruz“ diyordu yine Burak. Araçlarımıza binerek sıcak yuvalarımıza doğru yola koyulduk.

Geziye emek veren ve tüm katılımcılara sonsuz teşekkürler, bu güzel Pazar günü için.

Saygılar…



17 Haziran 2011 Cuma

Üç GüzeL

Bucakışla - Cerit Magarası Gezisi - 16.10.2009




Geçtiğimiz hafta sonu yaptığımız Cerit Mağarası gezisi oldukça kalabalıktı Konya’dan gelen 7 kişilik ekip ile birlikte yaklasık 30’a yakın bir gruptuk. Geziye her zamanki buluşma yerimiz olan Aktekke Kent Meydanında toplanarak başladık. İlk durağımız Bucakışla Kasabası oldu burada Jandarmaya bilgi verecek Bucakışla çıkısındaki tarihi Köprüde mola verdik. Molanın ardından Topalhacı Çifçliği mevkisine yürüyüşe başlayacağımız noktaya geldikten sonra yaklaşık 1:30 saatlık yürüyüşümüze başladık. Mağaranın bulunduğu mevkiye geldik ve konakladık, aramıza yeni katılan arkadaşlarla burada daha fazla kaynaşma imkanı bulduk, yeni arkadaşlar Mağara kaptanımız Şeref kısa bir seminer verdi ve Mağara girişinde toplanmaya başladık.


21 Kişilik bir grup ile Mağaraya girdik, Mağara oldukça büyük ve büyüleyici bir Mağara, halen oluşumlar devam etmekte, fazla tahribat yok ama define peşimdekiler burayıda bulmuşlar ve bazı tahribatlara sebep olmuşlar. İlk salonda sizi devasa büyüklükte üç dikit karşılıyor, ilerledikçe kendinizden geçmeye devam ediyorsunuz, Mağaranın ikinci ve en büyük salonunda sizi oldukça büyük bir göl bekliyor ve burada çok farklı oluşumlar göze çarpıyor. Mağara çok büyük ve bildiğimiz iki girişi bulunuyor gölün sonunu ise bilmiyoruz. Mağara daha önceden incelenmemiş bir mağara olduğu için hakkında hiçbir yazı veya haritası yok. Yaklaşık 2:30 saat Mağarada kaldık, gezebildiğimiz kadarını gezdik ve gördüğümüz güzellikleri ardımızda bırakarak çıktık. Herkezin üzerinde azda olsu bi yorgunluk vardı ve kurt gibi açtık. Burak hemen mangalın başına geçti ilk olarak közde patlıcan, biber ve soğan yaptı herkez karnını bir güzel doyurdu tavukların ise yüzüne fazla bakan yoktu Volki ile ben tilki gibi ne bulduysak yuttuk :)

Yemek fazlının ardından Müzik ziyafeti başladı Arif ve Konya’lı misafirlerimizden Eren’in çaldığı türkülerle kendimizden geçtik, bu arada havada kararmıştı ve yola çıkma vakti gelmişti, bulunduğumuz çevrenin temizliğini yaparak araçların bulundukları yere 15 dakikalık bir yürüyüşün ardından araçlara ulaştık ve burada bizi bir süpriz bekliyordu araçlardan biri kuma saplanmıştı tam kurtardık derken çamura sapladık yanımızdaki ipi 4 kat yaparak aracı çamurun içinden çekip kurtardık orada kaç beygir gücündeydik bilemiyoruz ama sonuçta araç kurtulmuştu ve yola koyulduk Karaman’a çok yaklaşmıştık ki arkadaki aracın lastiği patladı hemen lastik değiştirildi ve yola çıktık kısa bir süre sonra başladığımız noktaya dönmüştük ve geride yorucu ama güzel anılarla 12 saatlik bir gezi kaldı akıllarda.


Geziye katılan tüm arkadaşlarımı Teşekkür ederim. Başka bir gezi ve hikayesinde görüşmek üzere.


Saygılar….









16 Haziran 2011 Perşembe